Etiket arşivi: albümleri

Hasret Gültekin & Tamda Alışmışken

( Hollanda Konserinden )

Tam da alışmışken, sıcacık gülücüğüne,
Sebiler haykırırken, çığlık çığlığa,
Hüzün niye, bu ağlamaklı,
Hasret kalmak, kahrolmak niye ?

Tam da alışmışken, parlayan gözlerine,
Mutluluk yansıtırken, ışık ışığa,
Nefret niye, bu karamsarlık,
İsyan etmek, dargınlık niye?

Hasret Gültekin Açış & Elmaların Yongası & Gel Benim Derdime Bir Derman Eyle

Gel benim derdime bir derman eyle
Alemler derdine derman olansın
Özümün hükmüne bir ferman eyle
Alemler hükmüne ferman olansın

Bir ismin Haydar`dır, bir ismin Ali
Hak Murtaza dedi sana ya Veli
Cihanın ahiri hem de evveli
Velayet mülküne sultan olansın

Pir Sultan Abdal`ım, meydanda merdim
Her ner`ye baktımsa yarimi gördüm
Seherde tesbihim evradım virdim
Garip gönüllere mihman olansın

Ne Dediler – Urum Ulaş Özdemir

“Hasret’le Hasbıhâl

Hasret Gültekin’i, lise dönemimde gece gündüz piyasaya çıkan kasetleri toplayıp Express dergisine müzik yazıları yazmaya başladığım yıllarda keşfetmiştim. O zamanlar, bir yandan kendi yörem Maraş’ta amatörce derlemeler yapıyor, diğer yandan Alevi müziğine dair geleneksel icraları öğrenmeye çalışıyordum. Tam bu sırada, yöremizde ruzba adıyla anılan iki telli curayı dedelerin icralarından anlamaya çalışırken, Hasret ilk solo albümünde yer alan ”Karasaban” adlı eserinin sonunda ruzba sesine rastlamak benim için büyük bir sürprizdi. O dönemde Hasret’i dinledikçe, araştırdıkça ve tanıdıkça, müziğe dair benzer dertleri onun da genç yaşta edindiğini düşünmüş, onu hiçbir zaman tanımasam da, derdime ortak, hep bir haldaş olarak görmüştüm.
1993 yılında, Maraş’ta bir lokalde açık televizyonda Madımak katliamını duyduğumda, hayatımda hiçbir zaman unutmayacağım bir acı ve öfke içimde birikti. O lokalin tuvaletine girip uzun bir süre ağladığımı hâlâ hatırlıyorum. Hasret’in adını televizyonda duyduğumda hissettiğim duyguyu açıklamak mümkün değil. Onca kayıtlarını dinleyip, yüzyüze tanışmasam da dostluğunu hep yanımda hissettiğim genç ustayı, vahşi bir katliamda kaybetmek, bu dünyanın adaletine denebilecek tüm kötü sözleri hakediyordu. Bu katliamda sadece Hasret’i değil, yukarıda bahsettiğim ruzbanın bir başka ustası Nesimi Çimen ve diğer canları da yitirirken, kültürel mirasımıza vahşice saldıran bu zihniyete karşı bir ömür savaşmamız gerekeceğini acıyla öğrenmiştim.
Yıllar içinde gelişen ve sağlamlaşan Hasret sevgisi, birçok dostu tanımama vesile oldu. Bunlardan en önemlisi, aynı yöreden geldiğimizi tanıştıktan yıllar sonra öğrendiğim Mustafa Kılçık yoldaşım oldu. Sivas olayları yaşandıktan birkaç yıl sonra İstanbul’da tanıştığımızda ikimizi birbirimize çeken tek şey, Hasret’ten öğrendiğimiz bağlama tavrını sürdürmeye yönelik ilgimizdi. Daha sonra Abuzer Karakoç başta olmak üzere Hasret’in eşlik ettiği sayısız albümü konuşmuştuk. O tanışma, sürekli çantamda taşıdığım ‘’Alvar Deyişleri’’ albümünü Mustafa’ya hediye etmemle pekişti. Hasret sevgisiyle başlayan ilişkimiz bugünlere kadar sapasağlam geldi.
Hasret’e dair yazılacak o kadar çok söz var ki, bunları anlatmaya sayfalar ve zaman yetmez. Diğer yandan bunları yazmaktan çok o duyguyu çalmaya çalışmak belki de daha derin yaralar açıyor, ama Hasret’in bize bıraktığı ses evrenini ölümsüz kılmaya da vesile oluyor. Eğer Hasret yaşasaydı ve bugünleri birlikte görseydik, o yazılamayacak kadar çok sözü kendisiyle hep konuşurduk, çalardık diye düşünmüşümdür. Elbette herkesin kendine has bir Hasret hissiyatı, anlatısı vardır; benimkisi onunla hasbıhâl eden türden bir ilişki. Ne yaşam, ne de ölüm onu bitirmiyor.”

* Ulaş Özdemir *

Urum Ulaş Özdedir Hasret Gültekin

Ne Dediler – Cem Çelebi

Çok değerli büyük üstad Hasret Gültekin’i anlatmak türkülere,mızraplara sığmayan yüreği kelamla anlatmak bize düşmez mutlak. Onu dinlemek anlamak bilmek en doğrusu… Ben de sadece naçizane duygularımı paylaşmak istedim bizim uygarlık taşlarımızdan çok önemli Hasret Gültekin’le ilgili… Hasret Gültekin üstadı hazindir ki Sivas katliamından sonra İlk ‘Rüzgarın Kanatlarında’ albümünü edinerek tanıdım sonra da bütün çalışmalarını sanki bağrımıza saplanmış paslı hançerli dinledim… Her defasında da hüzüne boğularak, böyle bir sonu algılayamayarak dinlerim… İnsanlık tarihini iyi bilirim ama böyle bir yüzyılda barbarlarla bir arada yaşamak inanılmaz bir şey…Hep insanlığı kucaklayan üreten, yaşama, cana can katanlar, iyiler cezasız kalmamış, fakat hep ölümsüz de onlar olmuş… Şüphesiz İnsanlığa, barışa, türkülere saza söze her daim hasret olmuş Hasret’imiz de ölümsüzleşmiş sonsuza dek, biyolojik olarak hem de çocuk yaşta katledilse bile, ne kadar büyümüş kocaman adam olmuş küçücük yaşta…. Benim çocukluğum müzik kültürü da bu geleneği takip eden birçok arkadaş gibi belli başlı önemli üstadların albümlerini dinleyerek taklit ederek başladı ve belli bir olgunluğa erişinceye dek devam etti… Bu süreç zarfında çalıp söyleyen önemli üstadların tarzını tavrını iyi biliriz anlarız… Fakat bu ustalığı, Ozanlık Geleneğini ve bu kapsamın ruhunu, üretkenliğini hayret edilecek kadar küçük yaşta kavramış, yakalamış Hasret’imiz… Eşinden, akrabalarından dinlediğimiz biçimiyle daha 8’li 10’lu yaşlarda manalı besteler yapan, yine 14-15 yaşlarında şelpe tekniğinde olmazsa olmaz figürler tavırlar geliştiren batı ve doğu müziğini ustalıklı olarak bağlamada buluşturabilecek kadar yetenekli ve birikimli, küçücük yaşlarda birçok konuda bence öncü bir sanatçı…. Tabi ki biz biliyoruz ki onun asıl yapmak istedikleri geride kaldı, bugün yaşasaydı inanılmaz bir sanat adamı, çok farklı işler çalışmalar yapacağı kesindi… Bunlara da hasret gitti… Kısacık yaşamına çok büyük işler sıkıştırmış,eserleri, çalışmaları, dünyayı, alemi kaplayan yüreğiyle unutulmaz insan Hasret Gültekin’i saygıyla anıyorum… Bizler o bayrağı en güzel biçimiyle taşımaya gayret ediyoruz ve bütün zorluklara anlayışsızlıklara ve cehalete karşı yıkılmadan bıkmadan usanmadan aydınlık, ışık, insanlık yolunda devam yürümeye koşmaya…. Hasret üstadın mekanı cennet olsun demeye gerek bile duymuyorum… Çünkü o hep en yüce yerde… Hakikat makamından çaldı söyledi hep, o makamdan yazdı, oradan yürüdü…Yaktılar kıydılar ne oldu, o makamda sonsuza dek yaşıyor, yaşayacak… Aşk İle…..

Sevgi ve Saygılarımla…

* Cem ÇELEBİ *
Ne Dediler - Cem Çelebi