Ne Dediler – Erkan Çanakçı

 

 

Hasretle yaşamak…. Hasret Gültekin ismini Sivas Katliamından sonra duydum. Hem uzak hem yakınmış meğer Hasret… çünkü Almanya da ki akrabalarımdan “çok iyi bir bağlamacı var. Hem de çok iyi” dediklerinde Hasret Gültekin’den bahsettiklerinden bi haberdim. Meğerse Almanyada ki amcalarım Hasret’in Babası Süleyman amca ile tanışıyorlarmış ve dostlarmış…bunu rahmetli Süleyman amcadan duyduğumda bahsettikleri bağlama ustasının Hasret Gültekin olmasına inanamamıştım şaka gelmişti bana… Amcamın oğulları Hasret Gültekin’i yakından takip ediyorlardı. Onun gibi yüce bir değerin, aramızdan yobazlar tarafından katledilerek alınması…. Söz bitiyor burada…. Hasret’e olan ilgim 1993 yılı ile iyice arttı. Tokat Turhal’da 23 Nisan 1993 günü Turhal Pir Sultan Abdal derneği açılmıştı. Derneğe sürekli gidiyordum. Yeni bilgiler öğrenmek, yeni insanlar tanımak, kültürümüzü öğrenmek için. Temmuz ayı yaklaşırken dernekte de yoğun bir çalışma vardı. Sivas’a ve Banaz’a gidilecekti. Aslında tedirginlikte vardı… ve olanlar oldu… Pir Sultan Abdal dergisinin Haziran ve Temmuz 1993 dergileri hala durur bende. Bakamıyorum bile.. hele Hasret’e…. İşte böyle başladı onu aramak, Hasret’i aramak… Abimle sürekli başka hangi albümleri var ? Yazıları var mı? Nasıl bulabiliriz? … ne yazık ki çok kaynak yoktu. O dönemlerde Türkiye de internette olmadığı için şimdiki gibi bilgilere ulaşmak kolay değildi. Bilgiler o zamanlarda çok değerliydi ulaşımı zordu çünkü.. şimdi ise internetle her şeye ulaşabiliyoruz. Ulaşım kolay olduğu için bilginin değeri de azaldı ne yazık ki… Bulabildiğimiz kaynaklar aracılığı ile Hasret’i defalarca dinliyorduk ama yeterli gelmiyordu. Sanki bir yerlere saklanmış kayıtları vardı. 1999 yılında rahmetli Kıvırcık Ali Turhal’a gelmişti. Akrabalarının yanına ziyarete geldiğinde abimle ona Hasret ile ilgili sorular sormuştuk. Hasret’i öyle bir anlattı ki bize rahmetli Ali abi gözlerimiz dolmuştu.. ve ayrıca gereken değerin verilmediğinden de bahsetmişti… Ne kadar önemli bir yere değinmiş rahmetli Ali abi.. Nur içinde yat… Hasret’e gereken değerin verilmemesi gibi onunla aynı dönemde şelpeye başladık gibi sözler söyleyenler mi dersiniz, kendini onunla kıyaslayan üstün gören mi dersiniz… Talihsiz cümleler bunlar ne yazık ki…ne derse desinler, bizim istediğimiz Hasret’i tanımak ve onu tanıtmaktı… Cümlelerimin uzadığını biliyorum ama gerçekten Hasret Gültekin yaşatılmalı, anlatılmalı ve örnek alınmalı… çok dolu, araştırmacı, bağlamasından bahsetmeyeceğim bile… Benim için Everest dağından bile yüksek bir dağda olan biriydi. Umarım her bağlama çalan arkadaşımız Hasret’i bilir ,onu iyi anlar ve tanıtılması için gereken değeri gösterir…

Ne Dediler Erkan Çanakçı


2 thoughts on “Ne Dediler – Erkan Çanakçı

  • Fikret Erkol

    Hasret gültekinle 1990 tanişmiştim, gün olaydi albumu yeni çikmişti,bir bağlama almak için benimle firtina saz evine kadar geldi ve dönüşte kendisine dedim taksi alip dönelim oda ne gerek var münübüsle gideriz dedi ve öylede oldu, onun bukadar alçak gönülü ve yardim sever olduğunu orda fark etmiştim, daha sonra bir kaç kez telefonda görüştük, 1992 bende bir album yapmaya karar vermiştim sazlari ve yönetmeniliğini yapmasi için kendisiyle telden görşmüştüm neden olmasin dedi ama malisef olmadi, ve olydan sonra onun okuduğu türküleri daha yükseksesli söylemeye başladim, mekana cennet olsun güzel dost güzel insan, HASRET GÜLTEKİN

    Reply
  • Yüksel omac

    Sevgili Hasret’i Gün Olayi Albümünden tanidik ö dönemde özgün müzik furyasi vardi ve herkes bir albüm yapip müzik piyasasina girip bu alanda sesini ve sanatini duyurmak istiyordu… 1988 yilinda yanilmiyorsam tarih olarak yasadigim Avusturya Linz Sehrinde ozan Emekci’ninde bulundugu bir konserde rastladim ve onunla tanisma ou dinleme kulus odasinda fotograf cekinme ve baglamasindan akdan o anangi dinlemek firsatim oldu. 30-40 dakika kulis odasinda hem sohbetler ettik hemde müzikle ilgili sorularimizi net bir sekilde cevlandirdi büyüklenmeden ve kasilmadan… Selpe (Pence ) dedigimiz Alevi dedelerinin ta orta asyadan anadoluya getirdikleri parmak vurma tel cekme tarzindaki kendine özgü yorumu ile bir kac defa calip bizlere sundu kulis odasinda sevgili hasret nur icinde yatsin… Degerli bir insandi degerli bir toplum adamiydi degerli bir arastirmaciydi ve cok degerli bir analize ve müzik birikimine sahipti… Zülfü Livaneli’nin 76-77 yilarinda merhaba ve eskiya dünyaya Hükümdar Olmaz Albümlerinde selpe – parmak vurma bir hayli yogundur binlerce kez dinledim kücük yasimda olmama ragmen ve hasret’ teki o farkli tinilari görünce seple calmaya VE DERINDEN etkilnemye basladik … baglamya gönül veren bir birey olarak. 90-91 yilinda tekrar sivas otogarinda karsilasma yine kisa bir sohbet etme sansim oldu hasret Gültekin’le… sivas madimak olayindan sonra istemedigimiz acilara bizi hasrete olan ve saza olan bagliligimizi tekrardan kamciledi… Baglamada deli dervis acilisi dogaclama ceke ceke gibi eserlerdeki yorumu kisisel ve kendine has hakimiyeti yüklenmisti bambaska bir yorum icra bambaska bir tini ile kucakliyordu basglamyi hasret… 2000’li yillrda devlet müzik okulunda egitmenlige basladigimda hasretin eserlerini genclere aktarmaya notalarini yazip diger baska baska dernek kurslarinda bir hayli islmeye calsitim… ülkemizde ne yazikki üreten yenilikci insanlarin sanatina önem verilmedigi gibi hasretin müzikle olan diyalogunada pek resmi olrak önem verilmemistir… paranin hakim oldugu kapital sistemin herseyi eglence kütürüne indirgeyip yozlasimin önünü acmasi müzsyen adaylarinin üretme yerine piyasa müzigi ile türkü bar müzigi ile bogulup tiknamalarina sebep olmustur… biz hasreti her zaman sagi ile aniyoruz onun biraktigi müzik yolu bilincli ve mantijkli bir yoldur sahip cikilmasi ama onun gibi calmak onu kopye yapip o degerin üzerine hazirca oturmak müzik adamlarinin görevi degildir daha cok anlamak hasreti kavramak ne demek istedigini bilip onun verdigi mesajlarla yola cikip yenilikler katarak ve özünü bozmadan yozlastirip dagitmadan yeni nesillere verilmesi en dogru yol olrak görülmelidir. hasret bir düstür hasret bir sevdadir… ve 1988 – 1989 Avusturya Linz Sehrindeki konserinde 40-45 dakikalik sahnede canli performansi hala yüregimizde dün gibi bugün gibi yerine almis ve pekismistir… yüksel omac/Avusturya

    Reply

Bir Yorum YAZINIZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>